''Muharrem İftarı ve Kerbela Şehitlerini Anma" programı (2017 değerlendirmesi)

Herşeyin zekatı vardır, bedenin zekatıda oruçtur.
Cevapla
esselam
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 13
Kayıt: 16 Eyl 2017, 13:11

''Muharrem İftarı ve Kerbela Şehitlerini Anma" programı (2017 değerlendirmesi)

Mesaj gönderen esselam » 30 Eyl 2017, 17:04

‎ بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Allah'ın salat ve selamı Peygamber Efendimize, O'nun pak Ehl-i Beytine, Kerbale şehitlerine, sahib'ül zaman ve tayy'ül arz olan İmam Mehdi aleyhisselama olsun. Allah zuhurunu yakın eder inşAllah.

Allah-u tealanın izin verdiği ölçüde, Diyanet İşleri Başkanlığının resmi internet sitesi diyanet.gov.tr'nin DİYANET BASIN MERKEZİ adlı Youtube kanalı aracılığıyla paylaştığı ve aşağıda da bağlantısı verilen video incelenecektir. Video da, Sn. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından Muharrem İftarı ve Kerbela Şehitlerini Anma programında okunan metinden bazı alıntılar önünüze sunulacaktır.

Videonun tamamına erişmek için: http://diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/De ... na-katildi

Buraya tıklayınca video 1:44'üncü dakikadan itibaren başlamaktadır:
Prof. Dr. Ali Erbaş yazdı:Değerli kardeşlerim, bütün Müslümanlar için önemli bir zaman dilimi olan Muharrem ayındayız ve bu ayın bu ayın onuncu gününe tekabül eden AŞURE GÜNÜ vesilesiyle bir aradayız.
Müminler olarak, onuncu güne tekabül eden aşure için değil de, Muharrem'in zaten onuncu günü de olan AŞURA* günü vesilesiyle bir arada olmamız gerekmez mi?

*Aşura, Arap dilinde on demektir.

Buraya tıklayınca video 4:12'inci dakikadan itibaren başlamaktadır:
Prof. Dr. Ali Erbaş yazdı:Kıymetli kardeşlerim, Muharrem ayı denildiğinde İslam toplumlarının hemen hepsinde öncelikle hicret, AŞURE ve Kerbela akla gelmektedir.
Eğer sn. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş aşure derken, AŞURA demek istiyorsa, Muharrem'in onuncu gününde şehadete eren Kerbela şehitlerinden bahsediyordur diye düşündüm. Ancak cümleyi duyunca/okuyunca, aşure ile Kerbela'yı ayırarak iki kavramı ayırmış oluyor. Sn. Diyanet İşleri Başkanı ilgili metni bizzat kendisi mi hazırladı yoksa danışman ekip mi hazırladığı bilemiyoruz ama, konudan bihaber olanları da düşününce aşure demek; AŞURA demek istemeyip, bir tatlı çeşidi olan aşure demek istediği gibi bir anlam anlaşılabilinir.

Buraya tıklayınca video 6:23'üncü dakikadan itibaren başlamaktadır:
Prof. Dr. Ali Erbaş yazdı:Hadis kaynaklarımızda yer alan Hz. Nuh'un gemisinin ve Hz. Musa'nın kurtuluşu hakkındaki kayıtlara ilaveten, kültür tarihimize ait pek çok eserde; Hz. Adem'in tövbesinin kabulü, Hz. İbrahim'in ve Hz. Yunus'un kurtuluşları ve benzeri pek çok eserde, pek çok hadisenin AŞURE gününde cereyan ettiği kabul edilmektedir.
Bildiğiniz üzere Ehl-i Beyt Mektebi tarafından muteber görülen hadisler daha doğrusu Ehl-i Beyt Mektebinin kabul ettiği hadisler ve bunun için uyguladığı metodoloji bellidir. Sünni hadis kaynaklarında da, aşura günü peygamberlerin yaşadıkları hakkında aynı Ehl-i Beyt Mektebinin hadis kaynaklarındaki gibi anlatmaktadır. Sünni yada Alevi demeyerek sadece ''Hadis kaynaklarımızda...'' diyerek ilgili hadisleri bir tutması, hadislerdeki o ortak bilgiden gelmektedir, diye düşünüyorum.

Ayrıca görüldüğü üzere, kendisi aşure kelimesini burada Aşura anlamında kullanmaktadır. Bir sonraki cümle bunu doğrular niteliktedir. ]Buraya tıklayınca video 7:11'inci dakikadan itibaren başlamaktadır:
Bununla birlikte, Hz. Hüseyin'inin bugünde şehit edilmesi edilmesi nedeniyle, Müslümanların ortak hafızasında daha çok bu müessif olayla hatırlanır olmuştur.
Günümüz Türkiyesin de, İslami kavramların birbirlerine karıştığı şu zamanda, din adamları olarak lütfen daha dikkatli olalım. Toplumumuzda, aşure denilince sadece bir tatlı yapma günü olarak anlaşılan o günün, aşure kelimesini duyanların, neden o günün bizler için bir damla suyun bile boğazlarımızdan acıyla geçtiğini anlatmadığının farkında olalım.

Elbette bunun kasıtlı yapıldığını düşünmüyorum ancak metin yazarı olarak bilmiyorsak da düzeltelim kendimizi o halde; o gün aşure günü değil, AŞURA günüdür; yastır, matemdir ve tek bir damla suyun bile hor görüldüğü Fahr-i Kainat Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed sallahu aleyhi vessellem'in torunu İmam Hüseyin ile beraber şehit edilen yetmişten fazla şühedanın hatırlandığı gündür.

İnşAllah, bu aşure ve aşura kelimelerinin telaffuz yanlışı bir daha gerçekleşmez ve böylece Müslümanlar o günün anlam ve önemimi daha iyi idrak ederler.

Eğer yazımızda sürç-i lisan etmişsek affola. Her şeye rağmen Allah, program da konuşan Sn. Prof. Dr. Ali Erbaş'tan ve bu yazıyı okuyanlardan razı olsun. Arzulayanlar, kendisinin konuşmasını baştan sona da dinleyebilirler.

Vesselam

Cevapla

“Oruç” sayfasına dön